Antik DNA'lar, İlk Avrupa Bronz Çağı Medeniyetinin Kökenini Ortaya Koyuyor

Ege Denizi'ndeki arkeolojik alanları inceleyen araştırmacılar Avrupa'daki ilk bronz çağı uygarlıklarının genetik olarak daha homojen olduğunu buldular

Ege Denizi'nin antik arkeolojik alanlarında bulunan DNA'ları analiz eden bilim insanları, Avrupa'da saraylar ve şehir merkezleri inşa eden ilk uygarlıkların genetik olarak beklenenden daha homojen olduğunu buldular.

Tunç Çağı'nda insan uygarlıkları büyük bir gelişme desteği aldı. Araştırmacılar, o dönemde yaşayan Avrupalıların genetik bir portresini derlemeyi başardılar.

Avrasya'daki Bronz Çağı, ilk büyük şehir merkezlerinin ve anıtsal sarayların ortaya çıkmasıyla dikkat çeken, sosyal, politik ve ekonomik seviyelerde dramatik değişikliklerle işaretlendi. O dönemde gelişen artan ekonomi, kültürel alışveriş, kapitalizm, uluslararası politik anlaşmalar ve dünya ticaret ekonomisi dahil olmak üzere modern ekonomilerin temellerini attı.

Ege Denizi'ndeki arkeolojik alanları inceleyen araştırmacılar Avrupa'daki ilk bronz çağı uygarlıklarının genetik olarak daha homojen olduğunu buldular

Dünya tarihinin bu döneminde Avrupa uygarlıklarının kökenini ve gelişimini daha iyi anlamak için, yeni çalışmanın yazarları DNA dizileme yöntemini kullanmaya karar verdiler. Bunu yapmak için, yazarlar Ege kıyılarındaki arkeolojik alanlarda bulunan iyi korunmuş iskelet kalıntılarının örneklerini topladılar. Bilim insanları, altı genomu sıraladılar (dördü alt Tunç Çağı'nın üç kültürünün temsilcilerine, ikisi de Orta Tunç Çağı'nın Helen kültürünün temsilcilerine aitti).

Analiz sonuçları, kent merkezlerinin gelişimi, metal kullanımı ve Neolitik Çağ'dan (Yeni Taş Çağı yada Cilalı Taş Devri) Tunç Çağı'na geçiş sırasında yapılan yoğun ticaret gibi temel yeniliklerin sadece daha önce düşünüldüğü gibi Doğu Ege Denizi'nden göçle değil, aynı zamanda kültürel sürekliliğe, yerel Neolitik gruplara da bağlı olduğunu göstermiştir.

Çalışma ayrıca Orta Tunç Çağı'nda Kuzey Ege Denizi'ndeki bireylerin Erken Tunç Çağı'nda yaşayanlardan önemli ölçüde farklı olduğunu gösterdi. Bu insanlar, Karadeniz'in kuzeyinde Tuna ve Urallar arasında uzanan geniş bir coğrafi bölge olan Pontik-Hazar bozkırlarının yarısı ve modern Yunanlılara çok benziyordu.

Yorum Gönder (0)
Daha yeni Daha eski